Cumartesi, Şubat 23, 2019

Özne Dergisi, Güz 2019 (31. kitap) Nietzsche sayısı Yazı çağrısı



                                                          Yazılarınızı bekliyoruz.

Pazar, Ocak 27, 2019

Özne 29. Kitap-Stoa Felsefesi çıktı.




                                                                Özne, Stoa Felsefesi çıktı....




Cuma, Kasım 02, 2018

ÖZNE Dergisi Bahar 2019 Sayısı (30. Kitap) Yazı Çağrısı


ÖZNE Dergisi Bahar 2019 Sayısı (30. Kitap) Yazı Çağrısı

Medeniyet Tasavvurları

Editör: Prof. Dr. Hüseyin Gazi Topdemir
 (Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi)


Çağrı Metni
İnsanlığın uygarlaşma serüveni çok büyük ölçüde farklı olanı veya kendisiyle benzeşmeyeni tanıma gayretinin ve bu gayretini sürekli kılmasının bir sonucudur. Çünkü tanıma gayreti farklı olanı ötekileştirmek yerine, farklılıkların anlamlı olabileceğini ve olduğunu kavramayı öncelemek demektir. Bu önceleme aynı zamanda benzerliklerin doğru bir şekilde farkına varılmasının da etkili yoludur. Benzemeyeni ötekileştirmeden birlikte olma gayretinin ortadan kalktığı veya kaldırıldığı andan itibaren ortaya çıkan durum uluslararasında ve medeniyetler arasında bir çatışma olarak kendini göstermektedir. Bunun bir sonucu olarak da günümüzde iletişim araçlarının sağladığı olanaklarla, yazılı ve görsel medya üzerinden çok daha yakıcı bir biçimde duyumsadığımız ve duyumsamak zorunda kaldığımız vahşete tanık olmaktayız. Evreni, doğayı ve insan başta olmak üzere her türlü canlı ve cansız varlıkları hedef alan bu vahşet, olağanüstü insanlık dramlarının yaşanmasına, doğaya ve doğal olana pervasızca müdahale etmeye, bireylerin bilişsel ve bedensel yetileriyle elde ettikleri bütün kazanımlarını kaybetmelerine neden olmaktadır. Bu süreç sonuçta her geçen gün şiddeti artan acımasız politik ve maddi çıkar savaşlarının ve soy kırım raddesine varan etnik çatışmaların gün yüzüne çıktığı negatif bir insanlık durumuna yol açmaktadır. Belki konunun daha yakıcı yanı ise bu bütünüyle orman kanunlarının egemen olduğu, medeniyet dışı veya uygarlaşamama hali olarak betimleyebileceğimiz bu türden insanlık durumlarının sanki her geçen gün daha fazla kanıksanmakta olduğuna ilişkin sezgilerimizdir. Bu bağlamda düşünüldüğünde negatif insanlık durumlarına düşünsel temel bulma veya meşrulaştırma gayretinin de beraberce gündeme getirilmesi ise tam anlamıyla bir bilişsel körleşmedir. Medeniyetler Çatışması adlı çalışmasında Huntington’ın bu tarzda bir negatif insanlık durumuna düşünce temeli yaratma gayreti henüz belleklerimizde bütün canlılığıyla yer almaktadır. Entelektüel kültür tarihi bağlamında doğrulamanın olanaklı olmadığı bu sipariş edilmiş düşünce örgüsü, aslında doğası gereği felsefe-iktidar birlikteliğinin sonucunda üretilmişti. Başka bir deyişle, benzer olmayanı anlamak yerine, ötekileştirmek isteyen egemen güçlerin kendilerini kamuoyu nezdinde meşru kılmak için sipariş olarak verdikleri bir kurgusal anlatımdı. Çünkü başta felsefe, sanat ve bilim olmak üzere, entelektüel disiplinlerin tarihine ilişkin incelemeler, tam aksine ve açıkça insanlığın ilerleme kaydettiği anların çatışmayla değil, bütünsel bir dayanışmayla gerçekleştiğini ortaya koymaktadır.

Entelektüel medeniyet unsurları olarak betimlenen bilim, felsefe ve sanat alanlarındaki bilişsel yürüyüşümüz devam edeceğine göre, yukarıda söz konusu edilen doğaya müdahale ile doğal olanı aslından uzaklaştıran, insanı haksız yere beslenme, barınma ve kültürel zorluklarla baş etme mecburiyetinde bırakan gelişmelerin radikal bir biçimde irdelenmesinin gerekliliği ortadadır. Bu sorunsalların yarattığı bilinçlenmenin ışığında, ülkemizin felsefe, bilim ve sanat alanlarında ortaya konulmuş olan veya konulacak olan çözüm önerilerinin görünür kılınmasını sağlamak, çeşitli yeni çözüm önerilerinin geliştirilmesine fırsat tanımak için ÖZNE’nin Nisan 2019 sayısını Medeniyet Tasavvurları temasına ayrılmasını uygun bulduk. Ana temamız “medeniyet nedir” sorusuna cevap aramak olmakla birlikte, aynı zamanda bu yoldan medeniyetleri oluşturan kurucu unsurları ortaya koymak ve medeniyet tasavvurlarının nasıl oluştuğu sorusuna da cevap bulmaktır. Bunun için de aşağıda sıraladığımız başlıkları dikkate alan incelemelerin büyük önem taşıyacağını düşünmekteyiz. Bu düşünceler doğrultusunda aşağıda yer alan başlıkları dikkate alan sorgulayıcı yazılardan oluşan bir sayı oluşturmanın yerinde olacağına karar verdik.


Bazı Alt Başlıklar
Medeniyet ve Bilgi: Medeniyet Yaratan Bilgi – Bilgiyi Üreten Medeniyet
Medeniyet ve Almaşık Düşünebilmek: Olağana Farklı Bakabilmek
Medeniyet ve Efsaneler: Medeniyet Efsaneleri – Efsane Medeniyetler
Medeniyet ve Geçmiş: Geçmişi Yeniden Üretmek
Medeniyet ve Değer: Medeniyeti Yaratan Değerler – Medeniyetin Yarattığı Değerler
Medeniyet ve Kültürel Dayanışma: Sempati mi? Empati mi?
Medeniyet ve Matematik: Doğayı Saymak ve Ölçmek
Medeniyet ve Makine: Dakiklik ve Hız
Medeniyet ve Dünya Görüşü: Klasik, Skolastik, Modern
Medeniyet ve Derin Düşünce: Soyutlama ve İdealleştirme
Medeniyet ve İnsan: Düşünce, Duygu, İnanç
Medeniyet ve Etik: Bilişsel Bir Kural mı? Etik Bir Gereklilik mi?
Medeniyet ve Dil: Söz Varlığı ve Medeniyet
Medeniyet ve Yön: Doğu-Batı / Kuzey-Güney Olmaz mı?
Medeniyet ve Varlık: Medeniyetin Ontolojisi
Medeniyet ve Estetik: Medeniyetin Değiştirdiği Güzellikler
Medeniyet ve Kent: Kent Medeniyetleri-Medenileşmiş Kentler
Medeniyet ve Ötekileştirme: Diyalog Yerine Monolog
Medeniyet ve Çatışma: Medeniyetler Arası Dayanışmanın Olanağı

Yazı Göndermek için son tarih: 15 Şubat 2019
Yazı göndermek için adres:


Perşembe, Eylül 27, 2018

Murat Bardakçı'nın bir yazısı hakkında

https://www.haberturk.com/yazarlar/murat-bardakci/2155621-agackakan-felsefe-turkcesini-isitecek-olsa-hasedinden-catir-catir-catlar

Yazıya ilişkin kısa bir yorum-cevap:


Sayın Bardakçı,
ne dolu ne boş, dipsiz bir bardağa bakarak yazmışsnız!
Bu tür yazanlar var biz de onaylamıyoruz...
Alıntı yaptıklarınız kişiler ve metinler nedir, keşke belirtseydiniz... Aziz Yardımlı çevirisi olabilir gibi geldi, kitaplardan bulmak gerek..(Ama o kişiyse taa 30 küsur yıl önce öğrenci arkadaşlarla kendisine eleştirel bir mektup yazmıştık.... )
sözü uzatmayayım: Macit Gökberk, Takiyettin Mengüşoğlu, Nermi Uygur, İoanna Kuçuradi, Doğan Özlem vb. bizden birkaç kişinin bir metninin hiç değilse birkaç cümlesini okuyun, felsefenin hiç de dalga konusu yapmaya çalıştığınız bir şey olmadığını görürsünüz....
Dünyadan örnekleri vermeyi ise gerekli görmüyorum...
Siz ve sizin gibiler ve adlarına konuştuklarınız akla ve felsefeye düşman...
Türkçe'de yeşeren aklın sesinden korkmanıza gerek... herkesin ona ihtiyacı var...
saygı ve selamlarımla
Mustafa Günay


Salı, Haziran 26, 2018

Özne Dergisi Marx sayısı çıktı...



Özne Dergisi'nin Marx sayısı yayınlanmıştır.
Kitapçılarda ve internette bulubilirsiniz.


 http://www.cizgikitabevi.com/kitap/795-ozne-28-kitap-marx

https://www.kitapyurdu.com/kitap/ozne-28-kitap-200-dogum-yilinda-marx/468369.html&filter_name=%C3%B6zne%20marx

https://www.dr.com.tr/Kitap/Ozne-28-Kitap-Marx/Edebiyat/Aylik-Dergi/urunno=0001766689001?gclid=EAIaIQobChMI4N25qebL3AIVFuEbCh2dhguAEAYYASABEgI06fD_BwE

https://www.idefix.com/Kitap/Ozne-28-Kitap-Marx/Edebiyat/Aylik-Dergi/urunno=0001766689001

https://www.imge.com.tr/product_info.php?products_id=176578

Pazar, Haziran 03, 2018

ÖZNE Dergisi Güz 2018 sayısı: Stoa Felsefesi için yazı çağrısı


 
ÖZNE Dergisi Stoa Felsefesi için Yazı Çağrısı

 

ÖZNE Dergisi, Güz 2018 sayısı, 29. Kitap, Yazı Çağrısı

Stoa Felsefesi

 

Editörler: Hatice Nur Erkızan-Mustafa Günay-H. Haluk Erdem

 

Stoacılık, hellenistik dönemin en önemli felsefe hareketlerinden biridir. Bununla birlikte, Türkiye’ye baktığımızda Stoacı felsefeye ilgi, kaygı ve hatta bilginin pek de yüksek olduğu söylenemez. Özne Dergisi olarak Stoacı felsefeye ilgiyi canlandırmak ve var olan boşluğu gidermeye katkı sunmayı diliyoruz.

Stoacılar felsefeyi yalnızca birkaç kişinin özel ilgi alanı veya geçmişe ait ilginç düşünceler yığını olarak görmediler. Onlar için felsefe bir yaşama yoludur; yaşama yollarını açan bir çabadır. Dolayısıyla, felsefe aslında yaşamda uygulama (askesis) olanağını bulan bir etkinliktir. Çünkü biz bir kez kendimizin ve dünyanın ne olduğunu anladığımızda, hem yaşamı ve hem de içinde yaşadığımız dünyayı dönüştürebiliriz; değiştirebiliriz. Stoacıların ve hatta onların rakiplerinin bile ortak yönüdür bu.  Felsefenin terepatik/iyileştirici/tedavi edici olarak görülmesi tehlikeli bulundu birçokları tarafından… Ve tam da bu nedenle Stoacı felsefenin önü Hıristiyanlık tarafından kesildi.

Stoacılık hiçbir zaman ‘saf akademik’ bir felsefe olmadı ve onun bugünkü izleyicileri de felsefeyi yaşama yolu olarak görmeyi sürdürmekteler. M.Nussbaum, M.Piglucci ve  P.Hadot gibi filozofların adlarını bu bağlamda anabiliriz.

‘Felsefenin Yaşama Yolu’ üzerine olan bu dosyaya değerli katkılarınızı bekleriz.

 

 

Bazı alt başlıklar:

Felsefe ve Yaşam

Stoacı Ontoloji

Stoa felsefesinde ahlak

Stoa felsefesinde mantık

Stoa felsefesinde Fizik/Metafizik

Stoa felsefesinde ahlak-politika ilişkisi

Stoa felsefesinde insan, tanrı ve evren

Stoik olmak nedir

Stoacı Felsefenin Grek Kültürü ve Politikası Üzerine Etkileri

Stoacı Felsefe ve Romalı Filozoflar

Stoacılık, Hıristiyanlık ve Rönesans

Stoacılık ve Erken Modern Felsefe

Düşünce tarihinde Stoacı etkiler

Sanat ve edebiyatta Stoacılık

Türkiye’de Stoa felsefesi çalışmaları

İslam teolojisinde Stoacılık

Stoacılığa yöneltilen eleştiriler

Günümüzde Stoacılık ve Uygulama Alanları

Farklı kültürlerde/felsefelerde Stoik düşünce akrabalıkları

 

 

Yazı göndermek için son tarih: 15 Eylül 2018

yazı göndermek adres:

hnerkizan@yahoo.com

f.mustafagunay@gmail.com