Cuma, Kasım 28, 2014

Gezgin filozof: Uluğ Nutku


Yücel Kayıran'ın Uluğ Nutku hakkındaki yazısı:

Gezgin filozof: Uluğ Nutku


Şu linkten ulaşılabilir.

http://kitap.radikal.com.tr/makale/haber/gezgin-filozof-ulug-nutku-410596

Salı, Kasım 18, 2014

ULUĞ NUTKU’NUN FELSEFE ÇALIŞMALARI


2005 yılında Yeni Adana gazetesinde çıkan bir yazım:

ULUĞ NUTKU’NUN FELSEFE ÇALIŞMALARI


                                    Mustafa Günay


Bugünlerde okuduğum kitaplardan birinden ve onun yazarından söz etmek istiyorum. Değerli hocam Uluğ Nutku’nun “Felsefe ve Güncellik” adlı kitabı Bulut yayınları tarafından yayınlandı. Kısa bir süre önce kentimize ve üniversitemize konuk olan Uluğ hocamız, bir bakıma “felsefi bir gezgin” olarak görülebilir. Gittiği yerlere felsefeyi, felsefî düşünceyi de götüren ve oralarda da kök salıp gelişmesi için çabalar harcayan Nutku’unun bu tutumu, onun yaşama ve düşünme bağıntısını da sürekli eylem ve etkinlik üzerine kurduğunun göstergesidir.

Şimdilerde Ankara’ya yerleşmiş olsa da, yaşamının büyük bölümü felsefeye adanmış uzun ve hala devam eden bir yolculuk olarak anlaşılabilir. Onun İstanbul’dan başladığı bu yolculuk, önce Adana’da felsefe grubu eğitimi bölümünün kurulması ve gelişmesindeki çabalarında somutlaşır(1990). Daha sonra da Nutku, Mersin Üniversitesi felsefe bölümünü kurar (1994). Nutku’nun felsefe bölümlerinin oluşturulmasındaki son durağı ise Sivas’tır (2000) Uluğ hoca orada da Cumhuriyet Üniversitesindeki felsefe bölümünün kurulup gelişmesinde büyük rol oynar. Sanırım bu yönüyle de düşünce tarihimizde bir ilk örnek durumundadır. Bu oldukça önemlidir, çünkü öğretim elemanlarının farklı üniversitelere giderek öğretim ve araştırma etkinliklerinde bulunmaları, felsefe  ve bilimin gelişmesinde de yapıcı bir rol oynayacaktır diye düşünüyorum.

Uluğ hoca, yalnızca  felsefe bölümlerinin kuruluşuna ve gelişmesine katkıda bulunmakla yetinmemiş, aynı zamanda felsefe dergilerinin yayınlanmasında da önemli katkılar sağlamış bir kişidir. Bunlar arasında hiç şüphesiz öncelikle anılması gereken, Adana’da bulunduğu yıllarda avukat arkadaşı Zafer Saka ile birlikte yayınladıkları Artı dergisidir. O yıllarda İzmirde’ydim. Felsefe-sever bir arkadaşım (Halil Özeren) aracılığıyla elime geçen bu dergi dikkatimi çekmişti. Anadoludan gelerek felsefe ve bilimin sesini duyuran bir dergiydi. Nutku, bu konuda şunları söyler: “Amacımız yöreden yurda doğru bir düşünsel etkinlikti. Bunu iki yıl sürdürdük.Derginin her sayısından sonra birkaç gün soluk alıyor, sonra da yazma, yazı toplama, dizgi, düzelti, baskı ve postalama işlerine yeniden girişiyorduk. Önce büyük şehirlerdeki bazı kitapçılara belli sayıda yolladık. Zamanla, umut etmediğimiz yerlerden de istekler gelmeye başladı. (...) Ben 94’te Mersin Üniversitesi’ne geçince pratiğimiz kesildi. Ama dergi işlevini yerine getirmişti.”(Uluğ Nutku, İnsan Felsefesi Çalışmaları, Bulut Yayınları, s.7-8, “önsöz”den)

Nutku, çeşitli dergilerde yayınlanmış yazılarını 1998’de “İnsan Felsefesi Çalışmaları” adıyla kitaplaştırdı. “Felsefe ve Güncellik” ise yazılarını derlediği ikinci kitabı. Dileğimiz Nutku’nun diğer yazı ve konuşmalarının da kitaplaşması.

Uluğ hocanın yeni kitabını oluşturan yazılarının bir kısmını çeşitli felsefe etkinliklerinde, dinleme imkanım olmuştu. Nutku’dan felsefe okumak kadar, felsefe dinlemek de doyulmaz bir güzelliktir. Bu nedenle kendimi şanslı sayıyorum. Düşünürken düşündüren, sorarken size de sorduran üslubuyla Uluğ hocayı dinleyen ya da okuyan kişilerin felsefenin derinliklerine doğru yol almaları kaçınılmazdır!

Etkinliklerden söz etmişken, burada özellikle anılması gereken bir etkinlik var. “Mersin Felsefe Günleri” adıyla Nutku’nun öncülüğünde bir felsefe etkinlikleri geleneği oluşmuştu. Ancak daha sonra çeşitli nedenlerle sürdürülemedi. Tanınmış pekçok felsefecimiz, felsefe günlerinde seslerini duyurma ve felsefe-severler ile buluşma imkanı bulmuşlardı. Bu geleneğin birkaç yıldan beri ulusal ve uluslararası alanda Muğla Üniversitesi felsefe bölümünde Doğan Özlem’in başkanlığında yaşatıldığını görüyoruz. Ayrıca yapılan felsefe konuşmalarının her yıl kitaplaşması da felsefe kültürümüze katkı bakımından büyük önem taşıyor.

Bizim bölümümüzde de birkaç yıllık bir aradan sonra geçtiğimiz günlerde “Felsefe ve Sosyal Bilimler Günleri” düzenlenerek, hem kuruluşumuzun 20. yılı kutlandı, hem de etkinlikler geleneğine bir halka eklenmiş oldu. Bu etkinlikte de Uluğ Hocamız “Avrupayı Tanımak” adlı bir konuşma yaptı. Bilindiği gibi Avrupa, Avrupa Birliği de güncel kavramlar ve konular arasında yer alıyor. Felsefecilerin de ilgisiz kalamayacağı konular bunlar.

Nutku’nun güncel problemleri felsefenin ışığında ele aldığı yeni kitabında 21 yazı bulunuyor. İnsan felsefesiyle, değerlerle, etikle, hukukla, egemenlikle, küreselleşme, savaş ve demokrasiyle ve daha nice tarihsel ve güncel problemlerle ilgili yazılar...Hocamızın yeni kitabını hem felsefe öğrencilerine hem de felsefeye ilgi duyan herkese öneriyorum. Felsefenin güncel sorunlar bağlamında da yapılabileceğinin ve filozofun ülke ve dünya sorunları karşısında suskun kalmaması gerektiğinin somut bir örneği durumundaki bu kitabın, bizzat felsefecilerimizin de ilgisini çekeceğini umuyorum.

Felsefenin tarihle ve kültürle ilişkilerini anlama ve değerlendirme, kendi yaşamımız ve eylemlerimizle felsefeyi ilişkilendirme konusunda, ayrıca gelecekle ilgili kaygılar çerçevesinde felsefenin güncel sorunlarımızla ilişkisini kurabilmek bakımından da, Nutku’nun bize pekçok pencere açtığını söyleyebiliriz. Kendimizi, ülkemizi ve insanlığın durumunu felsefenin penceresinden görmeye ihtiyacımız yok mu?

Uluğ hocamızı, şehrimizde ve üniversitemizde yeniden görmek dileğiyle...

Dizeler:
“Yeni bir ülke yoktur,
Diyor o ünlü şair;
Ne de yeni denizler.
Nereye gitsen bu kent,
Seni peşinden izler.
Ama gitmektir benim
Yenilmezliğim dünyada.
Ve ben durmaz giderim
Bu can tende durdukça.” (Metin Altıok)

Sözler:
“Bütün felsefe soruları dönüp dolaşıp insanın kendini anlamasına bağlanır.(...) Çağımızın insanı, önceki hiçbir çağda olmadığı kadar kendisiyle yüz yüzedir ve sorumlulukları çok daha ağırdır. Ancak büyük halk kitleleri bu sorunları omuzlayabilir ve dünyaya hükmetmek isteyen, tüm silahları kuşanmış azınlığı çökertebilir. Kültürler arası iletişim zenginleşti. Bunun siyasal ve iktisadi sonuçları alınacak. Kimse kimseye ‘öğreti’ dikte edemeyecek. Yöneten-yönetilen ayrımı eriyecek. Felsefenin güncel görevleri bu amaçlara katkıda bulunmaktır.” (Uluğ Nutku)

9 Kasım 2015, Yeni Adana

Uluğ Hocanın vefatı



Uluğ Hocanın vefatıyla ilgili haberler


http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/turkiye/142465/_Gezgin__filozof_sonsuzluga_ugurlaniyor.html

http://www.evrensel.net/haber/97697/modern-gezgin-nutkuyu-kaybettik

http://ilerihaber.org/gezgin-filozof-ulug-nutkuyu-kaybetttik/5348/

http://www.tsf.org.tr/haberler/209-2014-2015/8060-ulug-nutkuyu-kaybettik

Uluğ Hoca'yı kaybettik!



                                                               (1935-2014)

Türkçe'de Felsefenin "NUTKU" tutuldu.
Değerli Hocamız Prof. Dr. Uluğ Nutku'yu sonsuzluğa uğurluyoruz.